Özlem ÜSKÜP- ECZACI...

Özlem ÜSKÜP- ECZACI...

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ERENNNN....EREENNN...!

A+A-

Eren yine bakmıyor, bu çocuk beni duymuyor mu acaba?

Ihıh, hayır yine bakmıyor,yine ayni tanıtım reklamına takılıp kaldı. Dur bakalım bende çamaşır makinesinin  önüne götüreyim bakalım ne tepki verecek ?

Yok hiç ilgilenmedi çamaşır makinesiyle. Sahiden ben abartıyorum olayları çocuğun bir şeyi yok .Her çocuğun bir olmasını bekleme Özlem! Eren'in Yaren gibi olmasını bekleme,her ne kadar ikiz olsalar bile!!

İşte her şey böyle başladı.Eren kendi ilgisini çeken bir şey özellikle televizyon açıkken  ortamdan kendini soyutluyordu .Etrafıyla pek ilgilenmiyordu. 1.5 yaşından sonra bu çok belirginleşti.

Tamamen kendi dünyası vardı, bizim dünyamızı  kabul etmiyor gibiydi. Dil gelişimi de geriydi.İfadesi ve göz teması 1.5 yaşında kapandı.1 Yaşında kendi başına yemek yiyebilen çocuk yemek yeme refleksini kaybetmeye başlamıştı. Yarenin sosyalliği etrafla olan ilgisi alakası Eren'de yoktu. Babalarını da ikna edemiyordum. Bütün problemin bende olduğunu düşünen bir adamı nasıl ikna etmeyi başarabilirdim ki ?

Benim otizmle tanışmamın başlangıcı böyleydi. Düşünsenize ikiz çocuklarınız dünyaya geliyor; hem de bir kız bir oğlan. Ne kadar sevinçli bir şey. Hayalleriniz var çocuklarınızla ilgili ve çocuğunuzun otizmli olduğunu öğreniyorsunuz. Bir anda dünya başınıza yıkılıyor.Ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz, sudan çıkmış balığa dönüyorsunuz.Ağlıyorsunuz, bağırıyorsunuz,çağırıyorsunuz, isyan ediyorsunuz'' bu neden bizim başımıza geldi'' diyorsunuz ama nafile ....

Ve hızla ne yapılmasıyla ilgili girişimlere başlıyorsunuz.

Kendi ailenizde,kendi çocuğunuzda arkadaşlarınızın çocuğunda iletişim problemi, dilsel ifadede gerilik,eksiklik etrafıyla ilgilenmeme, tek bir şeyle ilgilenme, goz teması kuramama yada kısıtlı göz teması kurma, kendi etrafında dönme, zıplama, el çırpma,yaşıtlarıyla iletişime ve etkileşime girmeme, oyun oynamama yaşına uygun oyuncaklarla oynamama gibi şeyler görüyorsanız; çocuk kendi çocuğunuzsa acilen bir çocuk psikiyatristine ve çocuk nöroloğuna gidin.Etrafınızdaki çocuklarda böyle bir şey gözlemlediyseniz de hemen aileyi uyarın. 

Artık dünyada 70 çocuktan biri otizmli ve 10 otizmli çocuktan 6-7 tanesi erkek. Günden güne risk artıyor.O yüzden çocuklarımızı iyi takip edelim ve bu bizim başımıza gelmez demeyelim.

Ben bu yazıyı yazdığım zaman Eren 8 yaşındaydı .Şimdi ise 15 yaşında.Artık o bir ergen.O günlerden bu günlere çok gelişmiş olsa da hala otizmle savaşımız devam ediyor.Otizmin bir ömür devam ettiğini ben artık kabul ettim ve otizmle yaşamayı öğrendim.hayatımızı çok zorlaştıran bir olgu olsa da aynı zamanda bana çok şey öğretti yaşama dair hem otizm hem de Eren.

7 Yıl önce 70 çocukta bir görülürken ,şimdilerde 59 çocukta bire düştü otizm görülme oranı. Otizmlilerin ve biz otizmli ailelerin tek istediği şey toplumdan anlayış ve sevgi. ben oğlumu hiç bir zaman toplumdan gizlemedim ama bunun da acısını dışlanmasını çok yaşadım ne yazık ki.otizm günümüzde salgın hastalık gibi hızla artım gösterse de bir bulaşıcı hastalık değildir.Otizmli bireyler için yapacağınız en güzel şey onların farkına varıp anlayış göstermeniz.

Otizmli birey ve ailelerini toplum olarak anlayışla karşılayıp kucaklarsanız; bizler için en güzel hediyeyi vermiş olursunuz.2 Nisan dünya otizm farkındalık günü ama lütfen sizlerden istediğimiz sadece bugün değil her gün otizmin  farkında ve bizlerin yanında  olmanız.

Fark edin, sevgiyle kalın...

Bu yazı toplam 507 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum