SİBEL...

Ufuk TÜRKYILMAZ

Kimi yüzünün ne kadar çirkin olduğunu yazdı...

İnsan olduğunu unutarak şu soruyu da sordu:

'20 yıl bu yüzle nasıl yaşadın'diye..

Diğer bir insanlık yoksunu ayrı bir paylaşım yaptı....

Hani kendi yandaşına şirin gözükmek için..:

'İntihar edeceğine telefonunu satıp karnını doyursaydın'...

Diğerleri yuhaladı haklı olarak 'Bizim partimizin döneminde böyle intiharlar yoktu'diye. 

Siyasetçi hiç boş durur mu.? Ortada tazecik bir beden...

Üstelik yaşamının baharında atmış kendini denize...

Haykırdı 'Çorbalar öğrenciye 1 lira' diye...

' Sibel intihar etmeseydi de zaten böyle bir şey kafamda vardı' dedi etrafındaki dalkavuklara..

Alkışladılar...'Böyle bir fırsat kaçmaz. Zaten işler kötü gidiyordu' diye...

Ortada gencecik bir beden, hayatının baharında solmuş bir gül vardı...

A medyası lanetledi B medyası lanetleyenleri lanetledi...

Öğrencinin ekmeği neresine battığı belli olan o yetkili de kararını geri aldı...

'Bundan sonra üniversitemizde yemek bedava' diye...

Dayanamadı baba yüreği olup biten bu çirkinliklere..

Acısını kalbine gömüp çıktı basının karşısına

'Bizim ailenin aylık getirisi 10 bin lira, üç tanede evimiz var..Ayıptır, yapmayın bu acılı günümüzde'

Herkes sus pus oldu...

Aslında ne güzel bir malzemeydi kendileri için Sibelcik feysbukta vs..

Sibel sırlarıyla bugün toprağa verildi...

Yarın hatırlanmaz bile...

Ailesi taziyeleri kabul etti.  Sonra yıllar sürecek acılarıyla baş başa kaldı..

Sibel'in cansız bedeni herkesin çıkarları doğrultusunda paylaşılıp oraya buraya çekilirken;

Siyasetçi, Sibel'in üzerinden yaptığı icraatın kendisine nasıl geri döneceğini....

Toplum da yeni Sibelleri beklemeye başladı...