ÜLKEMİZDE DEPREM 'PLANLAYARAK TASARLAYARAK ADAM ÖLDÜRMEKTİR' ASLINDA

Ufuk TÜRKYILMAZ

ÜLKEMİZDE DEPREM 'PLANLAYARAK TASARLAYARAK ADAM ÖLDÜRMEKTİR' ASLINDA

Üzerlerine toprak dökerek öldürdükleri çocuklarımızın, doktorlarımızın, hekimlerimizin, avukatlarımızın, insanımızın cansız bedenlerini çıkardık. Mucizeler yaşadık, toplum olarak sevindik, avunduk. Beş gün geçti cinayetin ardından. Evet cinayetin ardından...! TCK'da bir başka tanımıyla 'Planlayarak tasarlayarak adam öldürme' nin ardından.. Cinayet mi? Sonuna kadar! Planlayarak, tasarlayarak mı?  Hiç şüphem yok! Peki failleri nerede? Savcının işi kolay. Söz konusu müteahhitlerin adreslerinin tamamını bilmiyorum ama azmettiricileri yada işbirlikçileri kamu, kurum kuruluşları ve belediye binalarının içerisinde, bazıları emekli şu sıralar...

SİZ HİÇ MÜTEAHHİTLİK FAKÜLTESİ DUYDUNUZ MU?

Ülkemize özgü müteahhitlik sistemi....Allah aşkına siz hiç hayatınızda Müteahhitlik Fakültesi duydunuz mu? Böylesi bir fakülte yok ama ülkemizde 300 binin üzerinde müteahhit var. İstisnalar hariç olmak kaydıyla eşimizi, anamızı, babamızı, evlatlarımızı içine soktuğumuz evleri yapanlar bilimle hiç ilgisi olmayan bir sözde meleğin erbabı. Ünlü müteahhitleri gözünüzün önüne getirin. Hani gazetelerin magazin sayfalarını süsleyenleri ne demek istediğimi daha kolay anlayacaksınız.  'Onlar inşaat mühendisleri ile çalışıyorlar' diyebilirsiniz. Ancak unutulmamalıdır işin başındakiler onlar. Mühendis onun çalışanı. Mühendise maaşı veren müteahhit. Dolayısıyla bilimden, meslekten tamamen uzak olan müteahhitliklik sistemine, 'Buyur 3 yaşındaki Ayda'nın evini sen yap, annesini öldür, kendisini 91 saat toprak altında bırak' derseniz bunun adı cinayettir. TCK'da bir diğer adı 'Planlayarak, tasarlayarak adam öldürmek, azmettirmektir'

YER BİLİMCİLER NE DEDİ

Savcının işi gerçekten kolay. Şöyle ki, 5 gün öncesinden başlayarak CNN TÜRK, NTV, HaberTürk, A Haber, TRT Haber, 24 HD vs, yerel kanallara çıkan yerbilimcilerin konuşmalarını şöyle bir dinlerseniz. Alın size bir numaralı delil. Ne diyor koca koca profesörler.' Kardeşim Bayraklı'ya yüksek bina yapılamaz. Bayraklı'da zemin metrelerce aşağıda. Binaların altı tamamen su ve alüvyonlardan oluşuyor. Buradaki binaların tamamında yıkılma tehlikesi var'... Cinayet...TCK'daki diğer bir adıyla 'Planlayarak, tasarlayarak adam öldürme, azmettirme'... Failleri kim? ...Bakınız googla, gazete, televizyon arşivlerine. Bayraklı'yı kim, kimler gökdelen bölgesi ilan etmiş?. Fotoğraflara bakın hele. Hangi yerel yönetici, yöneticiler hangi müteahhitle kadeh tokuşturmuş' diye. İşte size fail, failler...

SİYASET EVLERİMİZİN ÇATISINDAN ELİNİ ÇEKMELİDİR

Bu ne demek derseniz. Bu çok önemlidir. Çok, çok önemlidir. Şöyle ki, bilen meslektaşlarım, işin farkında olanlar bana hak verecek. Geçmişte ve bugün, İzmir'deki büyükşehir ve ilçe belediyelerindeki belediye meclis üyelerinin kaçı müteahhittir?. Tamamı müteahhit olan ilçeler var mı peki? Var...! Bu belediye meclis üyelerinin halen devam eden kaçak apartmanları var mı? Hemde nasıl tıkırrr, tıkırr...Peki işi müteahhitlik olan bu üyeler üstelik oturduğunuz kentteki, ilçedeki yapılar için izin veren mercileri içerisinde önemli olan unsurlardan birileri değil mi? Evet..! Bayraklı'da çürüğe ayrılan bazı binaların birçoğunu aynı zamanda siyasetin içerisinde olanların babaları, yakınları veya bizzat kendileri yapmış olan var mı? Vallahi savcının işi çok kolay. 

Özetle...İnşaat yapacak oluşum ve inşaata izin verecekler mürekkep yalamış tabiri caizse okulunu okumuş isimlerden oluşmalıdır. Olur mu? Zannetmem.... Rant, rüşvet çok büyük. 

BİR SONRAKİ DEPREMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE

Toplu kıyımın yani cinayetin ardından 5 gün geçti. Ulusal, yerel televizyonlar ABD seçimine, bölgedeki televizyonlar yerel gündeme dönerken yüzyıllar boyu olduğu gibi, bu güne kadar 100 bin insanımızı depremde kaybetmemiş gibi bizde normale döneceğiz. Ayda bebekleri unutacağız. Bingöl'de öğrenci yurdunda ölen bebeklerimizi unuttuğumuz gibi. Üç, beş müteahhit vs tutuklanacak, 3 ay sonra serbest kalacak, yeni binaların temelini atmak için tekrar piyasaya çıkacak. Biz bekleyeceğiz, deprem olacak, Ayda'lar toprak altında kalacak, kim, ne kadar yardım dağıtacak, senin partin benim partim falan filan. Sorgulamayacağız hiç olanı biteni  torağın altında kendi evlatlarımız kalana kadar...

Artık mucizeler değil, mucizelere neden olan sahneleri görmek istemiyoruz...